Kim Olduğunu Biliyorum

Kara bir gölge gibi takip etti beni ve kim olduğumu bana hep hatırlattı; bir diğer deyişle aslında kim olduğumu unutmama asla izin vermedi. Nasıl mı yaptı bunu? İlk önce hatıralarla. Kimliğimiz bir bina gibi tuğla tuğla örülürken başımıza gelen kayda değer olaylar bizim sonradan hatıra dediğimiz hatırlama anlarına dönüşürler. Ve hatıralar çoğunlukla güzeldir. İlk gerçekleştirdikleri anda olmasa bile zaman üzerlerine güzel bir cila çektiğinde, hatıraların hatırlaması ve daha önemlisi üzerine konuşulması daha kolay gelir. Kelimenin kökenine vurgu yapar biçimde “Hatırlıyor musunuz?” sorusu ile başlayan bir sohbet herkesin aynı yaşadığı ama herkesin yine farklı şekilde hatırlayıp anlattığı bir hatıranın fitilini ateşler. Bu fitil kimilerimizin zihninde hayran hayran izlediğimiz coşkulu bir havai fişek gösterisini ateşlerken kimimizin kimliğine de kale duvarında gedik açan bir top gibi zarar verir. Farz edelim ki bu hatıra sizin bir sarhoşluk anında merdivenden düşmeniz olsun. Sohbeti aça...