Herfst ve Sonbahar
Daha genç bir üniversite öğrencisiyken şiire merak sarmıştım ve mevsimlerin ruh halim üzerindeki güçlü etkisini de göz önünde bulundurursak mevsimler ile ilgili bir şiir yazmamak epey güç olmuştu benim için. Tabii daha sonra bütün Türklerin ucundan kenarından da olsa şairliğe meraklı olduklarını anlamam ile bu şiir merakıma büyük zorluklar ve acılar içinde veda etmek zorunda kaldım. Çünkü düz yazıda olduğu gibi rakibiniz az değildi; kısacık bir sohbetten sonra dertleşme adı altında benimle bir şair edasıyla konuşmaya başlayan o kadar çok insanla karşılaştım ki bu kadar çok şairin arasından sıyrılıp kendi sesimi duyurmak imkansız hale geldi benim için. Sizinle aşağıda dramatik bir şekilde biten bu şair günlerimden kalma bir şiirimi paylaşacağım ama önce neden bu günü bu mevsimi seçtiğimi, daha da önemlisi neden yıllar sonra bu şiiri gün yüzüne çıkarmaya karar verdiğimi açıklayayım.
Geçen sene bu zamanlar telefonumda bulunan “DailyArt” isimli bir uygulamadan her gün akşam saat on yedide aldığım gibi bir bildirim aldım. Her gün bir tablo ile ilgili kısa bir bilgilendirme yapan bu uygulamanın bildirimleri çoğu kez beni heyecanlandırmazdı çünkü gerek benim resim sanatına karşı büyük ölçüde yeteneksiz olmam gerekse bu sanat dalı ile ilgili örgün ya da çevremden herhangi bir eğitim almamış olmam merakımı bir sonraki safhaya taşımama hep engel olurdu. Bazen bu bildirimlerde önceden bildiğim eserlerin önüme düşmesi ile bazen de sırf görsel olarak hoşuma gittikleri için resme karşı olan bu cılız ilgim biraz olsun perçinlenirdi. Fakat bu bahsettiğim gün bildirimini aldığım eser beni on sene öncesine fırlattı adeta. Hem de öyle bir fırlattı ki bir anda kendimi okulların yeni açıldığı bir ekim ayında Dumlupınar Üniversitesi merkez kampüsünde serin bir öğleden sonra yürürken buldum çünkü ressam Leo Gestel yıllar önce yaptığı Herfst (Sonbahar) isimli yağlıboya tablosu ile bana yıllar önce yazdığım minimalist bir şiiri hatırlatmıştı ve bu iki geçmiş bir günde birleşivermişti. İddiam tabii ki Gestel gibi usta bir ressam ile farklı sanat dallarında da olsa boy ölçüşmek değil ama ne yalan söyleyeyim zihinlerimizin bu ortak çalışması ve dünyayı ortak algılama biçimimiz bir hayli hoşuma gitti. Aşağı yukarı bir yüzyıl ara ile de olsa Gestel ile benzer bir manzaraya bakmışız; o çizmiş ben yazmışım.
Çatlamış bir gökyüzü,
Kırık bir güneş,
Yeşermiş otlar,
Üzerlerinde
Kurumuş avare gezen yapraklar...
Ve ben tüm bunları fark ettiğimde,
Yazın kanına çoktan girmişti
Sonbahar.
* Gestel, Leo. Herfst, 1909. Museum Kranenburgh, Bergen.

🙌🏻
YanıtlaSilÇok etkileyici
YanıtlaSil